6.2.13

LALE-TERZİ-YEŞİL-İP-KAPI-EV-SU-KALEM


Lalelerle kaplı bir bahçeydi. Yemyeşil bir duvar örmüştü kapı girişine sarı laleler. Aralarında sarı tarlayı  gülümseten birkaç tane pembe olan vardı. Beyaza çalmış saçlarımın arasındaki ip gibi uzanan siyahlara gülümsediğim gibi gülümsüyordum pembelere. Artık yol verdiğim zamanlarda gençliğin cıvıltıları gibi akıyordu beyazların arasında. Uçsuz bucaksız lale bahçemin en dip köşesindeki taş evimin tahta kapısı hep açıktı…kolsuz, kilitsiz…
Ben hiç çiçek yetiştiremedim ki, dediğim yıllarıma inat; bu yetiştirmesi çok zor, ömrü kısacık çiçeği koca bir tarlada yetiştirebilmişim nihayet. Hep yapamadıklarımın listesi vardı ya uzun yıllar çetelesini tuttuğum o yıllarda, işte onlardan birini daha başarmıştım sonunda...Kalem adası mıydı en son kararlar aldığım kendime dair, neresiydi şimdi hatırlamakta zorlandığım, hani o yaşımda beklenmeyen bir performansla yüzdüğüm bir ada, işte o adaya yüzebildiğimde de duyduğum zevk işte tamda buydu. Hiç yapamadıklarımı yapıyorum artık. Yarını olmayan bir bitkiye su verip, bakıp büyütüyorum ve sonra, bahar sonunda  gitmesine izin veriyorum. Biliyorum ki yeni baharda tekrar emek verirsem yeni tarlalarım olacak diz boyu çiçekler açmış.
6’’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder